Trafik arbitrajı forumlarda ve sohbet gruplarında büyüdü, dili de buna uygun: terimlerin yarısı İngilizce kökenli, dörtte biri kısaltma, gerisi de yeni kurslar çıkmadan değişen bir jargon. Bu affiliate pazarlama sözlüğü temel kelimeleri anlamanıza yardım eder: approve ve hold nedir, white page prelander'dan nasıl ayrılır, trafik basmak ne demek ve herkes neden sub ID'den söz ediyor. Terimler Türk alfabesine göre sıralandı; İngilizce kısaltmalar da kendi harflerinin altında.
Yeni başlıyorsanız paralelde yeni başlayanlar için affiliate pazarlama yazısını okuyun — orada bu kelimeler tek bir resimde toplanıyor.
A
A/B testi — split test ile aynı şey: iki veya daha fazla varyantın karşılaştırılması.
Ad set (reklam seti) — Facebook'ta ve bazı diğer platformlarda kitlenin, bütçenin ve yerleşimlerin belirlendiği kampanya seviyesi.
Adult — yetişkin içerikli dikey. Büyük platformların çoğunda yasaktır.
Affiliate ağı (CPA ağı, affiliate programı) — reklamveren ile affiliate arasındaki aracı. Ayrıntılar: CPA ağları.
Affiliate manager — affiliate ağında yayıncıyla ilgilenen çalışan: offer önerir, ödemeleri yükseltir, anlaşmazlıkları çözer.
Affiliate pazarlama — reklam trafiğini satın alıp hedef eylemler üzerinden reklamverene satmak; gelir, ödemeler ile harcama arasındaki farktır. Aynı işe trafik arbitrajı da denir.
Ajans hesabı — platformun resmi iş ortağı (ajans) üzerinden verilen reklam hesabı. Genellikle limitleri daha yüksek, desteği sıradan kişisel hesaba göre daha anlayışlıdır.
Anti-detect tarayıcı — reklam hesaplarının birbirine bağlanmaması için farklı parmak izleriyle çok sayıda profil yönetmeyi sağlayan tarayıcı. Affiliate altyapısının standart bir aracıdır.
API — servislerin elle işlem yapmadan veri alışverişi yaptığı programlama arayüzü.
Approve (onay) — dönüşümün reklamveren tarafından onaylanması. Onay oranı, onaylanan başvuruların tüm başvurulara oranıdır. Örnek: 100 lead'den 60'ı onaylandı — onay oranı %60. Approve gerçek geliri ciddi biçimde etkiler: düşük onaylı yüksek bir ödeme, yüksek onaylı mütevazı bir ödemeden daha az getirebilir. Kalitesiz başvurular, yanlış telefon numaraları, uygun olmayan GEO ve botlar onay oranını düşürür.
Aralık — bir göstergenin içinde kaldığı değer bandı: örneğin "CPL 3–5 $ aralığında".
Arama reklamları — arama sonuçlarındaki reklamlar, örneğin Google Ads'te.
Artı / eksi — kampanyanın kârda ya da zararda olması. "Artıya geçti" — kendini amorti etti.
ASN — otonom sistem numarası, yani bir sağlayıcının ya da hosting şirketinin ağı. Bir adresin veri merkezine ait olup olmadığı ASN'ye bakılarak belirlenir.
B
Ban — reklam hesabının, Business Manager'ın, domainin ya da sayfanın platform tarafından engellenmesi. Nedenleri çeşitlidir: reklam kurallarının ihlali, şüpheli hesap etkinliği, kullanıcı şikayetleri, "kötü" bir domain ya da ödeme yöntemi. Platform incelemesine kullanıcıların gördüğünden farklı bir sayfa göstermek de platform kurallarında açıkça engelleme nedeni olarak geçer. Hatalı bir engellemeye itiraz edilebilir — bununla ilgili reklam reddi ve hesap engeli yazısına bakın.
Bekletme — satın alınan bir hesabın reklam başlatılmadan önce bir süre hareketsiz bırakılması.
Betting — spor bahisleri dikeyi.
Beyaz liste (whitelist) — izin verilen değerlerin listesi: IP adresleri, yayıncılar, ülkeler. Tersi kara listedir.
Bildirim — affiliate dünyasında çoğu zaman push trafiğinin eş anlamlısı.
Black page — hedef ziyaretçinin gördüğü offer sayfası. White page'in tersi.
BM (Business Manager) — Meta ekosisteminde birden çok reklam hesabını, sayfayı ve pikseli yönetmek için kullanılan panel.
Bot — ziyaretçiyi taklit eden program: tarayıcı (scanner), ayrıştırıcı (parser), tıklayıcı, platform robotu.
Bundle (kombinasyon) — işe yarayan birleşim: kaynak, GEO, offer, kreatif, landing, ayarlar. Bundle testlerle bulunur, kârlı olduğu sürece ölçeklenir ve rakiplerden ve spy araçlarından özenle saklanır — kopyalanan bundle hızla yanar.
Bütçe — reklama ayrılan tutar: günlük, kampanya başına, test için.
Bütçe yakmak — bütçeyi zararına harcamak.
C
Cap — reklamverenin bir gün ya da dönem içinde kabul etmeye hazır olduğu dönüşüm sayısı sınırı. Cap aşıldıktan sonra gelen lead'ler ödenmeyebilir.
CAPI (Conversions API) — dönüşümlerin Meta reklam hesabına sunucu üzerinden aktarılması.
Case (vaka analizi) — başarılı ya da başarısız bir kampanyanın rakamlarla incelenmesi.
Click ID — tracker'ın ve ağın bir dönüşümün hangi ziyarete ait olduğunu anladığı benzersiz tıklama numarası. Ayrıntılar: click ID ve sub ID.
Cloaker — ziyaretçileri ayırıp onlara farklı sayfalar gösteren servis ya da script: hedef ziyaretçiye offer, botlara, tarayıcılara ve spy araçlarına white page. Ayrıntılar: cloaking nedir.
Cloaking — kontrol sonucuna göre farklı ziyaretçilere farklı sayfalar gösterme yönteminin kendisi.
COD (cash on delivery) — kapıda ödeme; fiziksel ürün satışının tipik modeli.
CPA (cost per action) — eylem başına ödeme; aynı zamanda affiliate pazarlamanın genel adı.
CPC (cost per click) — tıklama başına maliyet.
CPI (cost per install) — yükleme başına maliyet.
CPL (cost per lead) — lead başına maliyet.
CPM (cost per mille) — bin gösterim başına maliyet.
CPS (cost per sale) — satış başına ödeme.
CR (conversion rate) — dönüşüm oranı: hedef eylemi gerçekleştiren ziyaretçilerin payı. 1000 tıklama ve 20 lead — CR %2. CR farklı aşamalarda ölçülür: tıklamadan lead'e, prelander'dan landing'e, lead'den onaya — her biri kendi darboğazını gösterir.
CTR (click-through rate) — tıklamaların gösterimlere oranı. 20.000 gösterim ve 300 tıklama — CTR %1,5.
Ç
Çağrı merkezi — reklamverenin başvuruları arayan, siparişleri onaylayan ve onay oranını etkileyen birimi.
D
Dashboard — temel göstergelerin bulunduğu ana analitik ekranı: tıklamalar, dönüşümler, gelir, harcama.
Dating — tanışma siteleri ve uygulamaları dikeyi.
Deeplink — uygulamanın belirli bir ekranını ya da uygulama mağazasındaki belirli bir sayfayı açan link.
Depozit (yatırım) — gambling ya da betting'de oyuncunun hesabına para yatırması. İlk depozit yaygın bir CPA hedef eylemidir.
Dikey (vertical) — offer'ların konusu: nutra, gambling, finans, dating, e-ticaret ve diğerleri.
Doğrulama (verification) — hesabın platformda belgelerle, telefonla, ödeme yöntemiyle onaylanması.
Domain — sitenin adresi. "Yanmış domain" — platform ya da tarayıcılar tarafından tehlikeli olarak işaretlenmiş domain.
Doorway — arama trafiği için kurulan ve bu trafiği başka bir kaynağa yönlendiren site. Günümüz affiliate pazarlamasında nadirdir.
Dönüşüm — ziyaretçinin hedef eylemi: başvuru, kayıt, satın alma, depozit. Aynı zamanda bu eylemlerin oranı (bkz. CR).
Dönüşüm durumları — lead, hold, onay, ret, trash. Ayrıntılar: dönüşüm durumları.
E
E-ticaret (fiziksel ürün offer'ları) — çoğunlukla kapıda ödemeli fiziksel ürünler dikeyi.
Eksklüzif offer — yalnızca tek bir ağda ya da özel koşullarla sunulan offer.
EPC (earnings per click) — tıklama başına gelir: toplam gelirin tıklama sayısına bölümü. EPC'yi tıklama maliyetiyle karşılaştırmak kullanışlıdır: EPC, CPC'den yüksekse kampanya kârdadır. Ağlar çoğu zaman offer'ın ortalama EPC'sini gösterir, ama sizinki katlarca farklı olabilir.
F
Farm (farming) — reklam hesabı yetiştirmek: hesap açmak, onu etkinlikle doldurmak ve reklamdan önce ısıtmak. Bunu yapan kişiye farmer denir.
fbclid — Facebook'un reklama tıklandığında linke eklediği etiket.
Finans — tüketici kredisi, kredi kartı ve sigorta offer'ları dikeyi.
Fingerprint (parmak izi) — tarayıcıyı ve cihazı birbirinden ayırt etmeyi sağlayan özellikler bütünü.
Fraud — sahte trafik ya da dönüşümler: botlar, şişirilmiş tıklamalar, sahte başvurular. Ağlar fraud lead'leri reddeder ve yayıncıyı engelleyebilir. Media buyer için fraud iki yönden tehlikelidir: bütçeyi botlara harcatır ve ağdaki itibarı zedeler.
FTD (first time deposit) — oyuncunun ilk yatırımı; gambling ve betting'de yaygın hedef eylem.
G
Gambling — online casino ve şans oyunları dikeyi.
gclid — Google Ads tıklama etiketi.
GEO — kampanyanın hedeflendiği ve offer'ın geçerli olduğu ülke ya da bölge. Ödeme, trafiğin maliyeti, kreatifin ve landing'in dili ve reklam kuralları GEO'ya bağlıdır. Offer'da olmayan bir GEO'ya trafik basmak anlamsızdır: bu lead'ler sayılmaz.
GIVT / SIVT — genel ve gelişmiş geçersiz trafik: basit botlar ve kendini insan gibi gösteren botlar.
H
Hacim — bir bundle üzerinden geçirilebilen trafik ya da dönüşüm miktarı.
Harcama limiti (spend limit) — reklam hesabının günlük harcama sınırı. Platformun hesaba "güveni" arttıkça yükselir.
Headless tarayıcı — grafik arayüzü olmayan, bir programın yönettiği tarayıcı. Botların sık kullandığı bir araçtır.
Hedef eylem — reklamverenin ödeme yaptığı şey: başvuru, kayıt, satın alma, yükleme, depozit.
Hedef kitle — offer'la ilgilenen ve hedef eylemi gerçekleştirme olasılığı en yüksek olan kişiler.
Hedefleme (targeting) — reklamın belirli bir kitleye gösterilmesi için yapılan ayar.
Hesap — reklamın başlatıldığı reklam paneli ya da platformdaki profil. "Hesap yandı" — hesap engellendi.
Hold — reklamverenin dönüşümü kontrol ettiği ve ödemenin dondurulduğu süre. Süresi offer'a ve dikeye bağlıdır. Hold'daki para henüz para değildir: bir kısmı reddedilebilir, bu yüzden bütçeyi hold'daki tutarlara göre planlamak risklidir.
Hosting — sitenin barındırıldığı sunucu.
Hybrid — ödeme modeli: sabit ödeme artı gelirden yüzde.
I
Iframe — bir sayfayı başka bir sayfanın içinde gösterme yöntemi.
Isınma — 1) hesabın ya da domainin daha az şüphe çekmesi için reklama kademeli olarak hazırlanması; 2) cloaker'da akışın kontrol edilmeden white page'e gönderilen ilk tıklamaları.
İ
Install (yükleme) — hedef eylem olarak uygulama yüklenmesi.
IP adresi — cihazın ağ adresi; ülke, sağlayıcı ve ağ türü buna göre belirlenir.
K
Kampanya — bütçe, GEO ve hedef ayarları ortak olan reklamlar bütünü.
Kara liste (blacklist) — yasaklanan IP adresleri, yayıncılar ya da domainler listesi.
Kitle — reklamın gösterildiği insan grubu: GEO, cinsiyet, yaş, ilgi alanları ve cihazlara göre.
KPI — reklamverenin talep ettiği temel göstergeler: örneğin minimum depozit oranı ya da teslim alma oranı.
Kreatif — reklam materyali: görsel, video, metin, banner. Reklama tıklanıp tıklanmayacağına ve reklamın moderasyondan geçip geçmeyeceğine kreatif karar verir. Kreatifler hızla "yanar" — kitle onlara alışır ve CTR düşer; bu yüzden media buyer'lar sürekli yenilerini test eder.
Kripto — kripto paralar ve yatırımlarla ilgili offer'lar dikeyi.
L
Landing page (landing) — ziyaretçinin hedef eylemi gerçekleştirdiği açılış sayfası.
Lead — iletişim bilgileri içeren başvuru. Ayrıca reklamveren kontrol etmeden önceki dönüşüm. Her lead paraya dönüşmez: bir kısmı ret ya da trash olur, bu yüzden geliri onay oranını hesaba katmadan lead sayısına göre hesaplamak yeni başlayanların sık yaptığı bir hatadır.
Lead generation — reklamveren için iletişim bilgili başvuru toplama.
Lookalike — belirli bir kitleye benzeyen kitle: örneğin zaten satın almış olanlara.
LTV (lifetime value) — bir müşterinin tüm süre boyunca getirdiği para. RevShare'de önemlidir.
M
Makro — tıklama anında platformun ya da tracker'ın gerçek değerle değiştirdiği link değişkeni: {click_id}, {campaign_id}.
Marka trafiği — şirket ya da ürün adını içeren aramalar. Pek çok reklamveren kendi markası üzerinden reklam alınmasını yasaklar.
Media buyer — trafik satın alan ve kampanyaları yöneten uzman.
Media buying — profesyonel reklam alımı; özünde media buyer'ın işi.
Mobil abonelikler — kullanıcının ücretli bir mobil servise aboneliği için ödeme yapılan dikey.
Moderasyon — reklamın ve sayfanın platform tarafından incelenmesi. Hem robotlar hem insanlar yapar, yalnızca başlangıçta da değil: reklam her an, özellikle şikayetlerden ya da düzenlemelerden sonra yeniden incelenebilir. Bu yüzden çalışan bir kampanyada sayfayı değiştirmek yeniden incelemenin sık nedenlerinden biridir.
Mükerrer lead (duplicate) — aynı kişiden gelen tekrar başvuru. Ağlar genellikle mükerrer lead'leri ödemez.
N
Native reklam — sitenin içeriğinin bir parçası gibi tasarlanmış reklamlar: makale önerileri, teaser'lar.
Nutra — sağlık ve güzellik ürünleri dikeyi.
O
Offer — reklamverenin koşullarıyla birlikte teklifi: neyin, nerede, hangi eylem için reklamının yapılacağı ve ne kadar ödeneceği. CPA ağındaki offer kartında genellikle GEO, ödeme, hold süresi, izin verilen ve yasaklanan trafik kaynakları, landing örnekleri ve kalite gereksinimleri yer alır.
Offer kartı — CPA ağında offer'ın koşullarını, tanıtım materyallerini ve trafik kurallarını içeren sayfası.
Optimizasyon — verimsiz yayıncıları, kreatifleri ve kitleleri kapatıp bütçeyi kârlı olanlara kaydırmak.
Ortalama sepet — ortalama sipariş tutarı.
Otomatik yükleme — reklam kampanyalarının platform API'si üzerinden bir program ya da scriptle başlatılması: çok sayıda benzer reklam oluşturmak gerektiğinde kullanışlıdır.
Owner — bir affiliate ekibinin ya da işinin sahibi.
Ö
Ödeme (payout) — ağın bir dönüşüm için ödediği tutar.
Ölçekleme (scale) — kârlı bir bundle'ın bütçesini ve hacmini artırmak.
P
Payout — bkz. "Ödeme".
Piksel — platformun sitedeki kodu; optimizasyon ve raporlar için ziyaret ve dönüşüm verilerini platforma iletir.
Placement (yerleşim) — reklamın gösterildiği yer: akış, hikayeler, arama, iş ortağı siteleri.
Popunder (pop) — sayfayı mevcut pencerenin altında yeni bir pencerede açan reklam formatı.
Postback — ağdan tracker'a giden sunucu bildirimi: "şu tıklamada dönüşüm oldu". Ayrıntılar: affiliate pazarlamada postback.
Prelander (ön açılış sayfası) — offer'dan önceki ara sayfa: makale, quiz, yorum, karşılaştırma. Görevi ilgiyi ısıtmak ve rastgele ziyaretçileri elemektir; böylece offer'a harekete geçmeye hazır olanlar gelir. İyi bir prelander landing'in dönüşümünü ve onay oranını yükseltir.
Proxy — bağlantının üzerinden geçtiği ara sunucu. IP'yi ve ülkeyi değiştirmek için kullanılır.
Push — reklam formatı olarak kullanılan tarayıcı ya da telefon bildirimleri.
PWA — telefona sıradan bir uygulama gibi yüklenen web uygulaması. Gambling'de popülerdir.
Q
Quiz — prelander olarak kullanılan etkileşimli anket: kişi soruları yanıtlar ve "kişisel" bir teklif alır.
R
Referrer — ziyaretçinin geldiği sayfanın adresi. Sosyal ağların dahili tarayıcılarında çoğu zaman kaybolur.
Reklam hesabı (reklam paneli) — platformun kampanya oluşturma ve yönetme arayüzü.
Reklamveren — müşteriler için para ödeyen şirket.
Ret (reject) — reklamverenin onaylamadığı dönüşüm.
Retargeting — siteyle ya da reklamla daha önce etkileşime girmiş kişilere reklam göstermek.
RevShare — getirilen müşterinin sağladığı gelirden yüzde olarak ödeme modeli.
ROAS (return on ad spend) — gelirin reklam harcamasına bölümü.
ROI (return on investment) — yatırım getirisi: kârın harcamaya bölümü, yüzde olarak. Ayrıntılar: ROI nasıl hesaplanır.
Rotasyon — birden fazla varyantın (offer, landing, kreatif) belirlenen paylarla sırayla gösterilmesi.
S
S2S (server-to-server) — verilerin tarayıcı olmadan doğrudan sunucular arasında aktarılması. S2S postback, ağlardan dönüşüm almanın temel yoludur.
Setup — başlatmak için gereken araçlar ve ayarlar bütünü: hesaplar, proxy'ler, domainler, tracker, cloaker.
Shave — affiliate ağının ya da reklamverenin kabul edilen dönüşüm sayısını haksız yere düşürmesi.
Sıcak trafik — harekete geçmeye zaten hazır ziyaretçiler: örneğin "satın al" aramasından gelenler. Soğuk trafik ise ürünü henüz düşünmemiş olanlardır.
Solo — ekipsiz, tek başına çalışan affiliate.
Split test — birden fazla varyantın (offer, landing, kreatif) aynı kitle üzerinde karşılaştırılması.
Spy servisi — başkalarının reklamlarını, kreatiflerini ve landing'lerini toplayan servis.
SSL — güvenli bağlantı (https) sertifikası. Olmadığında tarayıcılar siteyi güvenli değil diye işaretler.
Sub ID (sub'lar) — linkteki ek etiketler: kreatif, yayıncı, kitle, media buyer. Dönüşümü tam olarak neyin getirdiğini anlamaya yardım eder. Örnek: sub1={campaign_id}&sub2={adset_id}&sub3=creo_12 — raporda her kampanyanın, setin ve kreatifin kârı görünür.
Sweepstakes — kullanıcının ödül kazanma şansı için bilgilerini bıraktığı çekiliş ve piyango dikeyi.
T
Team lead — bir media buyer grubunun lideri.
Teaser ağı — görsel ve başlıktan oluşan kısa teaser reklamlar gösteren ağ.
Tekil ziyaretçi (unique) — seçilen dönemde ilk kez gelen ziyaretçi. Tekrar ziyaretler tekil sayılmaz.
Teklif (bid) — platforma tıklama ya da gösterim başına ödemeye hazır olduğunuz tutar. Konuşma dilinde CPA ağındaki eylem başına ödeme için de kullanılır.
Teslim alma oranı — fiziksel ürün offer'larında müşterilerin gerçekten ödeyip teslim aldığı siparişlerin payı.
Test — bir bundle hakkında ölçeklemeden önce veri toplamak için küçük bütçeyle yapılan başlatma.
Teşvikli trafik (incent) — bir ödül karşılığında eylem yapan ziyaretçiler. Çoğu offer'da yasaktır.
Tıklama (click) — ziyaretçinin reklam linkine bir kez geçişi. Tracker'da ve cloaker'da tıklama temel kayıt birimidir: numarası, zamanı, ülkesi, cihazı, kaynağı ve ziyaretçinin nereye gönderildiği kararı vardır. Aynı kişinin kısa aralıklarla tekrar gelişleri genellikle tek tıklamada birleştirilir.
Tier — alım gücüne göre GEO seviyesi: Tier-1, Tier-2, Tier-3. Tier-1, ABD, Kanada, Avustralya ve Batı Avrupa gibi yüksek ödemeli pazarlardır.
Tracker — tıklamaları ve dönüşümleri kaydeden sistem: hangi reklamın para getirdiğini gösterir. Tracker her tıklamaya bir numara verir, ağlardan postback alır, harcamayı, geliri, kârı ve ROI'yi her kesitte hesaplar — kampanya, GEO, kreatif, landing.
Trafik — siteye gelen ziyaretçi akışı.
Trafik arbitrajı — bkz. "Affiliate pazarlama".
Trafik basmak — reklamı başlatıp trafiği offer'a göndermek. "Tek hesaptan basmak" — kampanyaları tek bir reklam hesabından yürütmek.
Trafik kaynağı — trafiği satın aldığınız reklam platformu. Katalog trafik kaynakları sayfasında.
Trash — ağın saymadığı dönüşüm: fraud, mükerrer, hatalı veri.
ttclid — TikTok Ads tıklama etiketi.
U
UTM parametreleri — trafik kaynağını belirtmek için kullanılan standart link parametreleri (utm_source, utm_campaign ve diğerleri).
V
Veri merkezi — hosting ve bulut sağlayıcılarının ağı. Veri merkezi adreslerinden gelen ziyaretler botların ve tarayıcıların sık rastlanan işaretidir.
VPN — bağlantıyı şifreleyen, kullanıcının IP adresini ve ülkesini değiştiren servis.
W
Webmaster — trafik getiren CPA ağı yayıncısı. Terim "affiliate"ten geniştir: webmaster kendi siteleriyle de çalışabilir.
WebView — uygulamanın içindeki dahili tarayıcı, örneğin Facebook, Instagram ya da TikTok'ta. Sıradan bir tarayıcıdan farklı davranır: çoğu zaman referrer'ı kaybeder.
White page (beyaz sayfa) — filtrenin ayıklanan ziyaretlere gösterdiği nötr sayfa: botlara, tarayıcılara, spy araçlarına ve hedef dışı trafiğe. Belirli bir tıklamanın neden white page'e düştüğünü tıklama neden White Page'e gitti yazısında anlattık.
Y
Yanma — bundle'ın kâr getirmeyi bıraktığı an: kreatifler göze batar, kitle tükenir, rakipler kopyalar. Banlanan hesap ya da domain için de "yandı" denir.
Yer tutucu sayfa (stub) — ziyaretçinin asıl içerik yerine gördüğü sayfa ya da ekran. Bazen white page'e ya da "yapım aşamasında" sayfasına bu ad verilir.
Z
Zone (yayıncı bölgesi) — native, push ya da pop ağındaki belirli bir yerleşim. Zone numarası etikete aktarılır ki verimsiz olanlar kapatılabilsin.
Sözlük nasıl kullanılır
Affiliate jargonu standart değildir: farklı ekiplerde aynı kelime biraz farklı anlamlara gelebilir. Örneğin "ısınma" hem hesabın hazırlanması hem de cloaker'da akışın ilk tıklamalarıdır; "yanma" hem bundle'ın tükenmesi hem de hesabın ya da domainin engellenmesidir. Emin olmadığınızda bağlamı karşınızdakine sorun.
Bu sözlükteki pek çok terim, ArtisanClo panelinde görünen şeyleri anlatır: tıklamalar ve tekil ziyaretçiler, lead'ler ve hold, ziyaretçinin white page görme nedenleri, her etikete göre EPC ve ROI. Servisin bunlardan neleri yaptığını özellikler sayfasında, sık sorulan soruları SSS bölümünde bulabilirsiniz.
Özet
Affiliate pazarlama sözlüğü ezberlenecek bir kelime listesi değil; vaka analizlerini anlamak, affiliate manager'larla konuşmak ve tracker raporlarını okumak için bir araçtır. Başlangıç için en önemli terimler şunlardır: offer, GEO, dikey, lead, hold, approve, ödeme, click ID, postback, CR, EPC ve ROI. Bunları kavrayın, gerisi pratikle yerine oturacaktır.



